Blog

Salute Italia – 3: Rönesansın Ortasında Floransa – Pisa ve Lucca

Ben yağmur sevmem, hem de hiç. Hani hiç yağmazsa, yaratacağı kuraklık bana yansıyana kadar kulak tıkarım tüm uyarılara, “oh ne güzel de güneş açtı” derim de çıkarım işin içinden, hatta bu kış o kadar az yağmur yağdı ve biz hiç olmadık anlarda Ankara’da öyle sıcak havalar yaşadık ki, herkes şikayetçiyken ben, “böyle de iyiyim” diyordum...

Salute Italia – 2: Pompeii ve Napoli

Bugün hedefimiz Pompeii, vakit kalırsa dönüşte Napoli’ye de uğrayacağız. Turun 90 Euro istediği geziyi, biz hesaplamamızda yanılmazsak eğer 55 Euro’ya tamamlayacağız ve böylece dört kişide 140 Euro daha ucuza mal etmiş olacağız.

Yeşilırmak’ın Kıyısındaki Amasya

Tokat Yıldızı isimli firmanın, 12.00 otobüsü ile Tokat’tan Amasya’ya doğru yola çıktık 18 Haziran günü. Yol yaklaşık iki saat sürüyor, fakat o kadarlık bir yol değil aslında. Hiç durmadan, arabayla kolayca 1.5 saatte alınabilir normal bir hızla…

Seyahatin Kültür Tarihi

“Yolculuk herhalde insanın en masum ve en güzel tutkularından biridir” diyor Moritz Hartmann ve tarihin başlangıcından beri insanlar farklı amaçlarla da olsa seyahat ediyorlar.

Atatürk’ün İzinde Ankara

Bugün dönem dönem yaptığım bir turu tekrarladım Ankara’da. Anıtkabir’e gittim ilk olarak. Türkiye’nin dört bir yanından insanlar gelmişti otobüslerle Atatürk’ü ölüm yıldönümünde ziyarete, doldurmuşlardı Anıtkabir’i. Bir yandan da ülkemizde bulunan turistler geziyor, insanların hallerini fotoğraflıyorlardı şaşkın gözlerle.

Birmingham – Shakespeare Country – Black Country

Azerbaycan’ı neden bilmem, bir türlü tam yurtdışı hissedemediğimden o zamana kadarki ilk sınır dışı seyahatim sayıyordum 2007 yılındaki Batı Avrupa Seyahatimi, iki yıl sonra gelen üniversite hediyemdi bu benim. Dört yıl sonra ilk kez yazı haline getiriyorum oradaki anılarımı, günlüklerimi şu an. 

Kaz Dağı’nda Bir Gün

“Nefes alıyorsanız Kaz Dağı’ndasınız” diyordu tabelada Akçay’a girerken, nihayet kaç yıldır görmeyi istediğim Kaz Dağı’nın eteklerindeydim. Rehbersiz girmenin yasak olduğu Milli Park’a girmek için hemen bir tura yazıldık ve o günü başlamaya başladık.

On Dört Günde Balkanlar 11 – Üsküp

Bu yazı size Üsküp hakkında bilgi vermekten çok, benim Üsküp hakkındaki duygularımı içerecek. Daha çok yaşadıklarımızdan bahsedeceğim, beceriksizliğimiz mi desem, Makedonya Otobüs Servisi’nin bizi aldatması mı desem, onlardan bahsedeceğim ve orada edindiğimiz arkadaşlarımızdan… (Önünüzdeki 20 paragraf upuzun bir giriş niteliğindedir.)