Sangriadan Picasso’ya uzanan bir yol var: Madrid (2)

Şehirlerde geçirilen ilk günleri, o günün acemiliğini severim ben. Her şeyi ilk kez görmenin vermiş olduğu heyecanı severim… Fakat aynı zamanda sonraki günlerde ortaya çıkan o “bildiklik” hissini de severim. İşte Madrid’de ikinci günümüzde, bu kez Hostel’den çıkıp da adım attığımız yerler daha tanıdık, köşeyi döndüğümüzde hangi mağazayı göreceğimizi biliyoruz, Gran Via’yı geçip de Sol’e çıkacağımızdan da eminiz artık. İkinci günümüzde de ilk işimiz Sol’e çıkmak oluyor, düne göre ters yönde ilerliyoruz bu kez Sol’den, Calle de Arenal üzerinden… daha fazlasını okuyun

Reklamlar

Madrid’de İlk Gün

Aylar önceden biletlerini alıp da hazırlandığımız İspanya gezimizin ikinci gününde Madrid’e gidiyoruz. İstanbul’dan Barcelona’ya Spanair’la* yaptığımız -benim gibi uçak korkusu olan biri için bir saatlik türbülans sebebiyle stresli- yolculuğun ardından ondan daha stresli bir uçuşla, yine Spanair’la Madrid’e iniyoruz. (Bu kez stresimin sebebi “garip” sesler çıkaran MD-83) Madrid Havaalanı’ndan şehre metro var elbette, aynı zamanda “shuttle” denilen otobüsleri de tercih edebiliyorsunuz. Biz Metro’yla gidiyoruz ve Gran Via’da bulunan hostelimize yerleşiyoruz.  daha fazlasını okuyun