Merhaba Kıbrıs – 1 : Girne ve Güzelyurt

Uçağın camından baktığımda artık görmeye başlıyorum Kıbrıs’ı, alçalıyoruz. “Canım Kıbrıs” diyorum, çoğu insan anlamıyor bu adada ne bulduğumu belki, ama ben inatla her yaz bir şekilde adım atıyor, hikayeler biriktiriyorum burada geçen. Kıbrıs’ı seyrederek konuyorum Ercan Havalimanı’na, İstanbul’dan gelen arkadaşlarımla buluşuyor ve çıkıyoruz dışarı arabamızı almaya. daha fazlasını okuyun

Reklamlar

On Dört Günde Balkanlar 11 – Üsküp

Bu yazı size Üsküp hakkında bilgi vermekten çok, benim Üsküp hakkındaki duygularımı içerecek. Daha çok yaşadıklarımızdan bahsedeceğim, beceriksizliğimiz mi desem, Makedonya Otobüs Servisi’nin bizi aldatması mı desem, onlardan bahsedeceğim ve orada edindiğimiz arkadaşlarımızdan… (Önünüzdeki 20 paragraf upuzun bir giriş niteliğindedir.) daha fazlasını okuyun

On Dört Günde Balkanlar 10 – Novi Sad

Sabah erkenden kalkıp otobüs garajına yürüyoruz. Aslında elimdeki “Lonely Planet” rehberi, trenle Novi Sad’ın 1.5 saat sürdüğünü söylüyor, ama kime rastladıysak hep “4 saat” lafını işittiğimiz için, durumu riske atmayıp otobüse binmeye karar veriyoruz. Belgrad – Novi Sad arası otobüsün ortalama ücreti gidiş geliş 13 Euro. Şirketler arasında ufak farklılıklar olabiliyor. daha fazlasını okuyun

On Dört Günde Balkanlar 9 – Belgrad

Belgrad tren garına indiğimizde, Balkan turumuz boyunca tüm otogar ve tren garlarında rastladığımız gibi, ellerinde ufak broşürlerle otellerine müşteri bulmaya çalışanlar karşıladı bizi. “Rezervasyonumuz var” diye atlatmaya çalışırken bir Türk’e denk geldik, o da otel pazarlıyordu. Onu da reddettik, fakat tabii ki yakamızı bırakmadı, biz zar zor ikna ederek kendi hostelimize doğru yola koyulduk. daha fazlasını okuyun

On Dört Günde Balkanlar 8 – Saraybosna – Belgrad Tren Yolculuğu

Birazcık dinlenmek için, Saraybosna – Belgrad arasında, gündüz treniyle seyahat etmeye karar vermiştik. Bu yolculuk güzel manzaralar sunuyor size. Yolda geçtiğimiz yerler hakkında çok ayrıntılı bilgiler verebileceğimi maalesef söyleyemem, dolayısıyla bunu size bir fotoroman gibi sunuyorum. Bu yolcuğu gerçekleştirmek isteyen bordo pasaport sahibi kişiler için şunu söylemeliyim ki tren Hırvatistan geçişli gidiyor Belgrad’a. Dolayısıyla, bu yolculuğu gerçekleştirmek için artık Hırvatistan vizesine sahip olmanız gerekecek. Hırvatistan’dan geçtiğini bilmiyorduk trenin, hatta sınırda Hırvat bayrakları görünce şaşırdık. Yine sorgulandık, sanırım pasaport numaralarımız Hırvatistan’da durulan istasyonlara bildirildi yolda inmeyelim diye. İnsek de kimsenin ruhunun duyacağını sanmıyorum gerçi. daha fazlasını okuyun

On Dört Günde Balkanlar 7 – Mostar

20140523-124833-46113454.jpg

Sabah erkenden kalkıp, koyulduk yola. Benim daha önce bakmama göre yirmi geçe kalkacak tren, meğer yirmi kala treniymiş ki iyi ki öyleymiş. Saraybosna – Mostar arası işleyen tren, bölgesel bir tren olmasının da etkisiyle iyice laçkalaşmış bir sisteme sahip. Size zaten Balkanlar’da çoğu yerde bir koltuk numarası vermiyorlar, fakat Mostar treninde bir de koltuk kapasitesinden daha fazla bilet satışı yapılıyor. Siz de üç saatlik yolu ayakta gitmek zorunda kalabiliyorsunuz. daha fazlasını okuyun

On Dört Günde Balkanlar 6 – Saraybosna

“5 Nisan 1992’de, Saraybosna’nın etrafında, Bosna-Hersek’in başkentinde, 500.000 kişinin yaşadığı bu şehirde, dağlarla kuşatılmış Miljacka Nehri’nin vadisinde, 1984 Kış Olimpiyatları’nın ev sahibinde, Yugoslavya’nın tam da kalbinde, 260 tank, 120 havan, sayısı belirsiz uçaksavar, keskin nişancılar belirdi… Bunlar şehrin herhangi bir noktasından, herhangi bir yeri vurabilirlerdi ve vurdular: sivillerin evlerini, müzeleri, kiliseleri, camiileri, hastaneleri, mezarlıkları, sokakta yürüyen insanları… Her şey bir hedef haline geldi. Şehirden tüm çıkışlar, tüm girişler, kapandı.” (Sarajevo Survival Guide’dan…) daha fazlasını okuyun