Acı ve Cesaret: Terezin

“Mezarların arasında bir mezar, kim ona ayrı diyebilir / zaman ölü yüzleri süpürüyor uzun zamandır / kalbe doluyor tüm o şeytanca ve berbat ifadeler / bu çürüyen yerleri beraberimizde götürüyoruz 

Sadece gece ve rüzgarın feryadı / oturuyor mezarların köşelerinde / sadece bir parça çimen, acı otlar / Mayıs biraz çiçek getirmeden önce…” 

Jaroslav Seifert 

Prag’dan bindiğim köhne bir otobüs götürüyor beni Terezin’e. Prag’a gelmeden önce, aslında niyetim Karlovy Vary’e gitmekti. Auschwitz’i gördükten sonra dümeni Terezin’e kırdım. Bu yazı, bu gezinin bir buçuk yıl kadar gecikmiş anlatımıdır. daha fazlasını okuyun

Vltava’yı Dinleyerek: Cesky Krumlov

Prag’dan kalkan Student Agency şirketine ait otobüse biniyorum Cesky Krumlov’a gitmek için. Bu coğrafyada çok da alışık olmadığımız bir şekilde, otobüsleri yeni ve temiz, içerisinde ücretsiz servis var (yalnızca çay kahve olsa da), koltuklar numaralı… 3 saat süren bu yolculuğun ücreti ise 7.70 Euro. daha fazlasını okuyun

Prag’da Üç Gün

Sabah saat 7.30’da kalkıp çıktım hostelden ayaklarım geri geri. Sabah 8 otobüsüyle Prag’a doğru yola çıkacaktım. Aslında gece trenine binmek daha akılcıydı belki gün kazanmak açısından ve hatta otel parası vermemek de bir artıydı, fakat tren hem daha pahalıydı, hem de madem yalnızdım, o zaman biraz konforuma dikkat edebilirdim, zira gece yolculukları beni biraz yıpratıyor. daha fazlasını okuyun

Ne Yazsam Eksik: Krakow

 “Krakow’a gidiyorum…”

Bu cümlenin anlamı benim için sandığınızdan çok daha büyük… Ben, yıllardır bu şehrin hayalini kuruyorum. En alakasız gezilerime bile Krakow’u katmaya çalıştım, başaramadım bugüne kadar. Bu kez program yaparken, belki daha çok şehir görebilirdim, daha çok yere gidebilirdim, ama Krakow olmazdı. Her ihtimal dışarıda kaldı, Berlinler, Ljubljanalar feda edildi bu uğurda da Krakow’un bu geziden çıkarılması bir an olsun kafamdan bile geçmedi. daha fazlasını okuyun

Köşe Bucak Viyana

 Başka bir seyahatten geldikten tam bir hafta sonra yeniden yollara düştüm. Uçuşumdan bir önceki geceyi İstanbul’da arkadaşımın evinde geçirdim. Çocukluğumdan sonra ilk kez tek başıma uçağa binecek olmak fikri biraz korkutucuydu. Bilet alırken değil… Önce düşünmem ben böyle şeyleri, korkuları dertleri ertelemeyi çok iyi beceririm. Fakat o gün gelip çattığında gerçekle yüzleştim, birkaç saat kadar sonra tek başıma bir uçağın içinde olacaktım ve yanımda zorluk yaşatacağım kimse olmayacaktı. daha fazlasını okuyun