Karpathos Gezi Rehberi

Karpathos Nedir?

Her yıl en az bir yeni ada görme planım, ne mutlu ki bu yaz üç adayla sonuçlandı. Bunlardan ilki Karpathos’tu. Birkaç yıldır “bir arka sıraya geçelim bari” diye bir hevesim var, Türkiye’ye yakın adaların bir sonrasına adım atmak istiyordum. Bu yaz plan yaparken arkadaşlarımla ulaşım açısından en uygun olabilecek yer olarak Karpathos’u seçtik.

Burası On İki Adalar’ın en büyük ikinci adası. Yakın tarihte tıpkı diğer On İki Adalar gibi 1912’de İtalyanlar’ın eline geçmiş ve 1943’e kadar İtalyanlar’da kalmış. Adanın mutfağına ‘makarounes’ adlı bir yemekle sızmışlar. Sonrasında Alman işgali dönemi gelmiş, 1948’de diğer On İki Adalar bölgesi adaları ile birlikte Yunanistan’a katılmış.

Karpathos’un “meltemi” adlı rüzgarları meşhur, 2026 yılı itibariyle bölgemizde yaz bir miktar serin geçmekle beraber, Karpathos normal şartlar altında da rüzgarlı bir ada.

Bugün adada hala en çok İtalyan turistleri görüyorsunuz. Hatta o kadar çok İtalyan turist var ki, bir plaj hakkında Alman bir turistin yazdığı yoruma oradayken çok güldük ve o sıkıcı Alman’ı üç hayırla uğurladık: “Çok fazla sayıda İtalyan turist olduğu için huzurlu bir vaha sayılmaz…”

Öyle bir huzur arayan ufak Alman şehirlerinde kalsın. Bize Akdeniz lazım.

Karpathos’a / Karpathos’ta Ulaşım

Karpathos’a ben Aegean Airlines’ın İstanbul – Atina seferi ile aktarmalı olarak uçtum. Atina’dan da Karpathos’a aynı grubun Olympic Air adlı şirketi uçuyor. Her iki uçuş da yaklaşık bir saat sürüyor. Türkiye’den ulaşım için bir diğer alternatif de Rodos’a geçip, oradan uçak ya da gemiyle adaya geçmek. Bunun için de Blue Star Ferries ve Olympic Air yine kullanmanız gereken şirketler. Gemi seyahati 4 saat sürerken, uçakla yaklaşık 20 dakikada adaya ulaşıyorsunuz.

Adada iki büyük liman var, büyük ihtimal kullanmanız gereken liman Pigadia Limanı, çünkü Delfi Limanı’nın olduğu bölge adanın kuzeyinde ve çok bir cazibesi olan bir bölge değil. Şahane Olympos Köyü hariç.

Karpathos’ta ise temel olarak araba kiralamaya muhtaçsınız. Ben Waves Car Rental adlı şirketten, günlüğü yaklaşık 35 Euro’ya denk gelen bir fiyatla Kia Picanto kiraladım. Araba çok yeniydi ve her türlü teknolojiye sahipti. Fiyatı da sıfır sorumluluklu tam sigortanın da dahil olduğunu düşünürsek epey ucuz denebilir. Bu fiyatın Haziran dışı tarihlerde biraz daha yüksek olacağını tahmin ediyorum.

Karpathos Havalimanı

Karpathos Gezilecek Yerler

Olympos

Aslında Karpathos Gezilecek Yerler başlığı açmış olsam da, bu başlığı bu köyle kapatacağım. Karpathos’ta gezilecek yer olarak başkaca bir yere gitme ihtiyacı hissetmedik, ama Olympos zaten tek başına yeterince ilginç bir yer.

1990’lı yıllara kadar yolu olmayan bir köy burası, bu da köyün öz kültürünü bir oranda korumasına sebep olmuş. Bu kültürün bugün hala devam ediyor olması ne kadar turizm, ne kadar doğal dışarıdan bunu anlamak biraz zor. Bazı kısımlar belki biraz doğal hissettirmiyor, ama yine de başka bir hayat görüyorsunuz bu köye geldiğinizde.

Konuşulan Yunanca’nın da çok farklı bir ağız olduğunu söyleseler de Yunanca ana diliniz değilse tabii ki siz sadece, “biraz değişik mi konuşuyorlar ne” diyebiliyorsunuz. Yorumları okurken köyün yolunun kötü olduğunu okuyacaksınız, ama bu yorumlar daha çok iki viraj görünce ayılıp bayılan Avrupalılar’ın yorumları diyebiliriz. Yolun adanın kalanından çok da bir farkı yok, zorlu bir rota değil. Sırf bu yorumlar sizi köye gitmekten caydırmasın.

Köye yaklaşırken birçok manzara noktası göreceksiniz, bu noktalardan köyün geniş bir fotoğrafını çekin bence. Köyün girişinde geniş bir park alanı var, arabayı oraya bırakıp yürüyerek köyü geziyorsunuz. Karpathos ziyaretinizin tek gezi noktası olacaktır bu köy, ama gerçekten görmeye değer bir yer.

Olympos Köyü

Karpathos Plajları

Achata Plajı

Benim adada en sevdiğim plajlardan biri burası oldu. Karpathos’u ziyaret için en büyük sebebiniz zaten inanılmaz güzellikteki denizi olacaktır. Achata da bu plajların en güzellerinden biri. Şezlonglar 8 Euro, şezlong kiralamak istemezseniz özgürce takılabileceğiniz oldukça geniş boşlukları da var.

Achata Plajı

Kyra Panagia Plajı

Yine adanın en güzel plajlarından biri, gerçi bu cümleyi galiba çoğu plaj için kurabilirim. Hayal kırıklığına uğratan plaj neredeyse hiç olmadı, Kyra Panagia da Achata ile aynı gün yarımşar gün ayırarak görebileceğiniz bir plaj. Biz burada şezlong kiralamak yerine plajın en ucundaki kayalık bölgeye gittik, öğleden sonra neredeyse tamamen gölge oluyor. Yaygılarımızı yayıp, sırtımızı kayalara dayayıp geçirdik günümüzü. Etrafta kahve veya içkinizi alabileceğiniz mekanlar da mevcut.

Kyra Panagia Plajı

Apella Plajı

Burası birçok listede adanın ve hatta Yunanistan’ın en iyi plajları listesinde sayılıyor. Bence her ikisi de değil, ama böyle düşünenlerin niye öyle düşündüğünü anlayabiliyorum. Biraz Kaputaş’a benziyor. Bu ününden dolayı Karpathos şartlarında fazla kalabalık, park yeri biraz sıkıntılı ve arabanızı park ettikten sonra aşağı bir miktar yürümeniz gerekiyor. Su gene pırıl pırıl tabii, rengi şahane. Gölgesi bir miktar arka tarafta kalan bir plaj burası, şezlong kiralamak isterseniz mevcut. Ayrıca tur tekneleri de bu plaja yanaşıyorlar. Biz kullanmasak da plajın bir tavernası da var.

Apella Plajı

Agios Nikolaos Plajı

Adadaki ilk favorim Achata ise, ikinci favorim de burası. Biz Apella’dan buraya geldik ve günün çoğunu burada geçirdik. Plajda bulunan Xopetro Beach Bar’da yemek yiyebilir, şezlonglarından yararlanabilirsiniz. Biz gene kayaların gölgesine sığındık. Plajın geneline de bir süre sonra gölge düşüyor. Kayaların olduğu yerdeki oluşumlar birçok balığa yuva olmuşlar, maalesef Akdeniz’in değişmeye başlayan faunası burada çok belirgin. Yüzerken birçok balon ve aslan balığına denk geliyorsunuz.

Agios Nikolaos Plajı

Mikri ve Megali Amoopi Plajları

Adanın en meşhur plajlarından biri de Mikri Amoopi yani Küçük Amoopi Plajı. Kum bir plaj olması sebebiyle olsa gerek. Su temiz, ama bence adanın en zayıf plajlarından birisi. Yine de insanlar akşamdan şezlong tutuyormuş burada. Şezlong fiyatı 7 Euro, ağaç gölgeleri de var. Ayrıca plajın üst tarafında bulunan loca tipi yerleri kullanmak isterseniz günlük fiyatı 40 Euro. Megali Amoopi ise bu plajın hemen çaprazında bulunan Büyük Amoopi Plajı, içerisinde şezlonglu ve şezlongsuz alanlar var. Buraya ben sadece bir sabah yüzmek için geldim, suyu güzel ama gün içinde ne durumda oluyor pek bilmiyorum.

Mikri Amoopi Plajı

Votsalakia Plajı

Size bir sır vereceğim. Karpathos’un rüzgarlarından bahsettik, eğer “meltemi” adı verilen o rüzgar biraz fazla şiddetli esiyorsa ve siz nereye gitsek diye düşünüyorsanız, geleceğiniz plaj burası. Burası o kadar korunaklı ki, zaten plaja indiğiniz andan itibaren “o rüzgar nereye gitti” diyeceksiniz. Plajın büyük bir kısmı şezlonglarla dolu, ama aralara ve arka tarafa kendi havlunuzla da oturabilirsiniz.

Votsalakia Plajı

Agios Theodoros Plajı

Votsalakia kadar olmasa da, yüksekçe bir tepenin altında konumlanması sebebiyle rüzgarlardan korunan bir başka plaj burası. Arabayı bir miktar yukarıda bırakıp, “çok güzel” diye diye aşağı iniyorsunuz. Çok güzel, çünkü suyun rengi yukarıdan şahane gözüküyor, indiğinizde ise havuz gibi berrak. Adada atlamamanız gereken plajlardan biri de burası.

Christou Pigadi Plajı

Suyu çok güzel bir plaj olmakla beraber, gölgesi biraz az. O yüzden çok öğlen sıcağına kalmadan gelip, nadir gölgelerden olan plajın sol tarafındaki ağacın altını kapmaya çalışmanızı öneririm. İsterseniz şemsiye ve şezlong da kiralayabilirsiniz tabii. Kiralayanların çok dost canlısı gözüktüklerini söyleyemeyeceğim. Plajda aynı adlı bir taverna da mevcut.

Christou Pigadi Plajı

Kastelia Plajı

Biz adada bu plajın da olduğu Ammoopi Bölgesi’nde kaldık, bölgenin adı Ammoopi olmakla birlikte, yukarıda bahsettiğim aynı adlı plaja göre Kastelia kaldığımız stüdyoya daha yakındı. Konakladığımız yerin adı “Studios Nina” idi, klasik bir pansiyon denebilir. Sahibi Eleftherios ise adanın en dost canlısı insanı falandı herhalde, her sabah lokum ikram etmeler, günaydınlar havada uçuşuyordu. Plajlarda kullanmamız için şemsiye ve sandalye bile verdi. Kastelia Plajı bu stüdyoya yaklaşık 6-7 dakika yürüme mesafesinde, biraz kayalık bir plaj. Ben böyle yerleri sevdiğim için bana çok güzel geldi. Genellikle sabahları erken saatte gittim.

Kastelia Plajı

Bir de aynı adlı otelin sizin de sorgusuz sualsiz girebileceğiniz plajı var, orası biraz daha fazla kayalık olmakla beraber yukarıdan görüntüsüyle cezbediyor. İlk sabah bu plajda yüzdüm, ama suya giriş aşaması biraz çetrefilli olduğu için diğer sabahlar yeniden burayı denemeden Megali Ammoopi’de yüzdüğüm sabah hariç asıl Kastelia Plajı’na devam ettim.

Kastelia Bay Hotel Plajı

Karpathos Yeme – İçme

Athera Meze

Karpathos’un güzel balıkçı köylerinden biri olan Finiki’deki bir restaurant burası. İlk gece burada yemek yedik, Symi’de, Rodos’ta veya Halki’de bulabileceğiniz ufak karideslerin adı burada Karpathos karidesi. Gerçekten kolay ulaşabileceğim bir şey olsa, film izlerken patlamış mısır yerine bunlardan yemek isterim. Genel olarak bu restaurant güzel olsa da, adadaki en zayıf yemeklerimizden biriydi. Kısıtlı seçeneğiniz varsa burayı atlayıp, anlatacağım diğer yerlere gidebilirsiniz.

Athera Meze

Sofia’s Traditional Tavern

Burası Kyra Panagia Plajı’nda bulunan bir taverna. Daha doğrusu plaja gelmeden hemen önce, güzel bir konumda. Karpathos İtalyan işgalinde kaldığından olsa gerek, en ünlü yemeklerinden birisi aslında makarna. “Makarounes” olarak geçiyor, karamalize soğan ve Karpathos peyniri ile servis ediyorlar. Makarnaları ev yapımı. Bir kez denedik biz de ve gayet lezzetliydi. Burayı da öğlen yemeği için öneririm, plaj öncesi bir durak olarak da kullanabilirsiniz.

Stefana Cafe

Aslında bu köye biz başka bir restaurant için gitmiştik, yolu biraz zahmetli. O restaurat ya kapanmış ya da o labirent sokaklarda biz bulmayı başaramadık, onun üzerine başka yere de gidemeyecek kadar acıktığımız için buraya oturduk. İyi ki öyle olmuş dedik sonradan, adada yediğimiz en güzel yemeklerden biriydi. Üstelik sahipleri de çok tatlı ve hayvanseverler. Maalesef bu köyde kedilerin çok sevilmediğinden bahsettiler, bütün kediler onların kapısındaydı. Hatta köylüler bunu yadırgıyorlarmış. Bu köye gelir misiniz sırf yemek için bilmiyorum, ama olur da yolunuz düşerse bir şans verin derim.

Agios Theodoros Tavern

Aynı adlı plajda bulunan bir taverna, plaj tavernası olarak bence gayet güzeldi. Burada ufak hamsilerden ve yine karideslerden yedik. Yunanistan’da plaj tavernalarını seviyorum, denizden çıkıp toplu yemeğe gitme halini… Plaj da yukarıda anlattığım gibi gayet güzel, tavernasına da gitmişken uğrayabilirsiniz.

Agios Theodoros Tavern

Thalassa Restaurant

Karpathos’un merkez şehri Pigadia’da bulunan bir restaurant burası. Menüsü biraz bistrolar gibi karman çorman. Gittikleri ülkede kendi alışkanlıklarını arayan İtalyan turistler için bolca İtalyan yemeği serpiştirilmiş. Biz bunların arasında daha yerel diyebileceğimiz, adaya ve Yunanistan’a özgü yemeklerden seçtik kendimize. Menüsünün bol çeşidinden kurtulabilirseniz eğer, seçtiğiniz yemekler muhtemelen oldukça lezzetli olacak. Arka bahçesi de gerçekten çok güzeldi. Merkezde olması sebebiyle ada ortalamasından daha yüksek fiyatlara sahip.

Thalassa Restaurant

Parthenon

Olympos köyünün meydanında bulunan, menüsü et ağırlıklı bir restaurant burası. Biz burada oğlak eti, musakka ve bifteki yedik. Yediğimiz her çeşit gerçekten çok lezzetliydi. Köy meydanında oturup yemek yemenin zevki de eklenince benim adadaki favorilerimden oldu burası.

Parthenon

Taverna To Sokaki

Bizim sokak kelimesinden geliyor adı. Arabayla sık sık içerisinden geçtiğimiz Menetes köyünde bir başka restaurantta öğlen yemeği yemeye niyetliydik aslında, ama sonra oranın masaları hem güneşti, hem de çağımızın kontrol listesinde en üst sıralarda yer alan puanlamayı tam anlamıyla geçemedi. Onun üzerine bu tavernaya kırdık rotayı. İyi ki öyle yapmışız, yemekler gerçekten çok güzeldi. Sahipleri de çok cana yakın ve tatlılardı. Yemek üstü gelen Girit rakısı da zaten her şeyi taçlandırdı.

To Sokaki

Ellinikon Restaurant

Yine merkezde yer alan ve benim son gün arkadaşlarımı uğurladıktan sonra öğlen yemeği niyetine yemek yediğim restaurant. Adanın en yerel yemeği olması sebebiyle bari gene makarounes yiyeyim dedim ve epey beğendim. Merkezin de en merkezi yerinde değerlendirilebilecek ilk seçeneklerden gibi geldi bana burası. Listeye bu şekilde ekleyebilirsiniz.

Ellinikon

Kapetan Giannis

En güzelini en sona sakladım. Adada tek bir akşam yemeği şansımız var deseniz size mutlaka buraya gidin derim. Tek falsosu kart geçmiyor oluşu. Yediğimiz her şey ama her şey çok lezzetliydi. Muhtemelen sahibesi olan kişi cana yakın denemezdi, ama oldukça iyi niyetliydi. Evet tabakları size dizdiriyor, belki toplarken yardım istiyor ama uyuzluktan yapmıyor sonuç olarak, bir de tam kalkmadan yemeklerin lezzetine fazlaca kendimi kaptırdığım için bir de soda almak için içeri girdiğimde sodayı elime tutuşturup “haydi git git” demesiyle zaten iyi niyetini fazlasıyla kanıtladı. Görürseniz anlarsınız. Burası gördüğüm Yunan Adaları içerisinde bile en sevdiğim yerlerden biri olabilir, o kadar güzeldi.

Kapetan Giannis’te kendimi yemeklere kaptırıp çekmeyi akıl ettiğim tek fotoğraf

Karpathos benim ‘ikinci sıra’ dediğim bölgedeki adalar arasında ilk gördüğüm ada oldu. Bugünden bakınca denizleri gerçekten mükemmeldi, insan yaşarken o kadar kendisini kaptırıyor ki bazen anlayamıyor, ama Karpathos hep aklımda denizleriyle çok güzel kalacak.

Leave a reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *