Baltıklar’ın İskandinav’ı: Tallinn Gezi Rehberi

“kanatlarım olsun isterdim / şu ormanlara koşabilmek için / bu sesleri dinleyebilmek / ve duyulamaz olan müziği duyabilmek ve tek hissedilen olmak için, tıpkı rüyalarda yarattığımız dünyalar veya peri masalları gibi…” 

Peteris Krastins

Attığım başlık belki coğrafi olarak çok doğru değil, ama simgesel anlamı var. Belki de bu sebeple Tallinn, Lonely Planet’in İskandinavya kitabına giren tek Baltık şehri. Diğer Baltık ülkelerinin aksine, Tallinn’de dolaşırken her an kuzeyde olduğunuzu hissediyorsunuz. Tek başına coğrafi bir anlamı yok bunun, bir kültürden bahsediyorum. Baltıklar’ın -bence- en güzeli, Tallinn’i tanımaya başlamanın zamanı şimdi.

Tallinn Nedir?

Tallinn, Baltıklar’ın en kuzeyinde bulunan Estonya’nın başkenti. Adının anlamının şehrin geçmişine vurgu yaparcasına Estonca’da “Dan (Danimarkalı) şehri” anlamına gelen Taani Linn’den geldiği düşünülüyor. 14. yüzyıla kadar Danlar ve Almanlar arasında gidip gelen şehir, bundan sonra Alman kontrolündeki bir grubun eline düşüyor ve 1561’de İsveç kontrolüne giriyor.

Sonra ise yakın tarihe kadar bir Rus egemenliği görüyoruz. 2. Dünya Savaşı ardından Sovyet bombaları şehri vuruyor ve şehrin nüfusu 500.000’den 1937’deki 175.000 seviyesine düşüyor. Sovyetler Birliği’nin son dönemlerinde bağımsızlık hareketleri yükseliyor ve birliğin dağılmasıyla Estonya bağımsızlığını kazanıyor. Bugün ise aradaki bu dönemler de içine katılarak Baltık ülkeleri bağımsızlıklarının 100. yıllarını kutluyorlar. 1991’de bağımsızlık “yeniden bağımsızlık” olarak kabul ediliyor.

Tallinn’e / Tallinn’de Ulaşım 

Ben Tallinn’e Frankfurt aktarmalı Lufthansa seferleriyle gittim. Kendi hatam sebebiyle THY kampanyasını kaçırdığımdan böyle oldu. Aynı zamanda THY’nin İstanbul’dan Tallinn’e doğrudan seferleri de var ve mevsimsel kampanyalar düzenliyorlar. Takip etmeniz gerek. Aktarmalı seferler bence yorucu, zira gidişte Lufthansa çok kısa bir aktarma süresi veriyor ve koşturmanız gerekiyor. Aktarma süreniz uzun olduğunda ise Frankfurt zaman geçirmesi zevkli ve olanakları geniş bir havaalanı.

Tallinn’de aslında toplu ulaşıma muhtemelen çok fazla (hatta hiç) gerek duymayacaksınız. Fakat gerek duyarsanız eğer, şoför ve makinistlerden alacağınız biletler 2 Euro, bunun dışında 2 Euro depozito vererek bir ulaşım kartı alıp o karta bakiye yükleyebilirsiniz. Böyle bir durumda tek basışta 1.10 Euro düşecek. Günlük bilet ise depozito hariç 3 Euro. Bu ücretler havaalanından şehre ulaşımda da aynı.

Bunun dışında ülkede taksiler çok ucuz. Havaalanına eğer toplu ulaşımın bittiği bir saatte varıyorsanız, şehir merkezine taksiyle ortalama 10 Euro gibi bir ücretle ulaşacaksınız. Her yerde olduğu gibi burada da taksiler hakkında sizi aldatmaya yönelik hareket edebileceklerine dair bilgiler var, fakat havaalanının her yerinde ödemeniz gereken ücret yazıyor. Dolayısıyla bu durum havaalanında daha az başınıza gelecektir diye tahmin ediyorum.

Daha garanti bir yol olarak Taxify adlı, Baltık genelinde çalışan bir taksi çağırma uygulaması var. Fiyatları normal taksiye göre daha uygun ve taksi çağırmadan önce gideceğiniz yere ödeyeceğiniz miktar uygulamada gözüküyor ve doğrudan o ücreti ödüyorsunuz.  Nakit ya da kartla ödeme seçeneği mevcut. Üzerinde taxify logosu olan araçlar gelebileceği gibi, tamamen özel araç görünümlü araçlar da sizi almaya gelebiliyor. Estonya’da Uber de çalışıyor.

Taxify uygulamasını Ios altyapısıyla çalışan telefonlarınıza indirmek için buraya, Android altyapısıyla çalışan cihazlarınıza indirmek için ise buraya tıklayabilirsiniz.

Baltık şehirleri arasında ise ulaşım için benim önerim Lux Express firması. Irizar model Volvo marka otobüslerle seferlerini gerçekleştiriyorlar, geniş koltuk aralıkları ve koltuk eğlence sistemleri var otobüslerde. (Bu sistemler içerisinde Friends dizisinin olmasıyla kalbimi çalıp, yolun nasıl geçtiğini anlamamamı sağladılar. 🙂 ) Her ne kadar zaman zaman Ecolines firmasında daha ucuz bilet bulabilecek olsanız da, okuduğum yorumlar pek iç açıcı değildi. Ben o yüzden her iki ulaşımım için Lux Express’i tercih ettim. Tallinn – Riga için 14 Euro, Riga – Vilnius için ise 5 Euro ödeyerek biletlerimi aldım. Erken aldığınızda daha düşük fiyatla alıyorsunuz prensibi bu otobüste de geçerli.

Tallinn’de Nerede Kalmalı? 

Tallinn’de nerede kalmalı sorusunun cevabı aslında basit: Tarihi Şehir Merkezi’nin mümkünse içinde ya da yakın bir yerlerde. Ben 16 eur – Fat Margeret’s Hostel’de kaldım. Tarihi şehir merkezinin Fat Margeret kapısına ve aynı zamanda limana ve merkez dışındaki birkaç görülecek yere de yakındı, yani bir nevi her şeyin ortasındaydı. Gecelik kişi başı tek kişilik banyosu içinde özel odaya 27 Euro verdim.

Öncelikle eğer konaklama seçeneğini yalnızca yatmadan yatmaya şeklinde bir amaçla kullanıyorsanız ve lüks arayışınız yoksa hosteller iyi bir çözüm. Çok kalabalık olmayan odalarda dahi genel ortalamanın altında yatak bulmanız mümkün olabiliyor. Eğer özel odanız olsun istiyorsanız ortak banyolu seçeneklere ya da merkezin bir miktar dışında olan otellere bakabilirsiniz. Bu durumda ulaşım seçeneklerini kontrol etmeniz de faydalı olacaktır, böylece konaklamadan tasarruf edelim derken parayı ulaşıma harcamak zorunda kalmazsınız. Airbnb üzerinden ev kiralamak da bir seçenek.

Eğer bu siteleri ilk kez kullanacaksanız;

Airbnb için buraya tıklayarak kaydolursanız 22 Euro

Booking.com için ise buraya tıklayarak kaydolursanız %10 indiriminiz olacak.

Tallinn Gezilecek Yerler 

Tallinn’in tarihi şehir merkezi ya da daha aşina olacağınız tanımıyla “old town” denilen bölgesi en çok zaman geçireceğiniz yer muhtemelen. Ben Ekim ayı sonunda Tallinn’e gittiğimde bundan etkilenmedim tabii, fakat yaz aylarında oldukça kalabalık olabiliyormuş.

Özgürlük Meydanı (Freedom Square – Vabaduse Valjak) bu geziye başlamak için oldukça uygun bir noktada. Meydanda en önemli yapılardan biri St. John Lutheran Kilisesi. Kiliseyi görmek için dayanışma anıtının olduğu yerin tepesine doğru çıkabilirsiniz. Bu anıt ben oradayken naylonlara sarılı ve tamamen kapalıydı ilginç bir şekilde, dolayısıyla göremedim. Kilisede ise bir cenaze töreni vardı ve ardından çan seslerinin bitimiyle birlikte çalmaya başlayan bir hüzünlü melodi meydanı doldurdu. İzlemesi ilginç bir andı.

Buradan merdivenleri takip ederek yukarı çıktığınızda Toompea bölgesine ulaşıyorsunuz, Tallinn’i tepeden seyretmek için ideal bir nokta. İlk çıktığınız yerde Toompea Kalesi karşınıza çıkacak. Bu pembe bina bugün Estonya Parlamentosu olarak kullanılıyor.

Tallinn Gezi Rehberi 4
Tallinn Gezi Rehberi – Toompea Kalesi

Hemen karşısında ise sizi bir anda St. Petersburg’a ışınlayacak bir kilise bekliyor; Alexander Nevsky Ortodoks Katedrali. Zaten burası bir Rus kilisesi. Uygun açıdan fotoğrafını çekmek için epey uğraşacaksınız eğer geniş açılı bir lens sahibi değil iseniz. Çeşitli sokaklarda, çeşitli kereler kendisini size gösterecek. Artık hangisini beğenirseniz. Baltık ülkelerini Ruslaştırma politikasının bir ürünü. İçeri giriş ücretsiz, ama dışarıdan kesinlikle daha etkileyici.

Tallinn Gezi Rehberi 3
Tallinn Gezi Rehberi – Alexander Nevsky Ortodoks Kilisesi

Civarda bir de ufak bir tepecik / park bulunuyor; Linda TepesiSovyet döneminde kötü anıları var bu noktanın. Bitiş döneminde ise bu sefer ünlü Baltic Way İnsan Zinciri’nin sembolik başlangıç noktası. Bu insan zincirine genel Baltık yazısında daha ayrıntılı değineceğim, fakat basit olarak bağımsızlığa giden süreçte üç Baltık ülkesini 600 km’lik bir insan zinciriyle birbirine bağlayan bir olay bu.

Toompea bölgesinin en önemli özelliklerinden biri de şehri yukarıdan görebileceğiniz gözlem noktalarının burada olması. Gerçekten Tallinn’in en güzel fotoğraflarını da bu noktalardan çekiyorsunuz.

Tallinn Gezi Rehberi 26
Tallinn Gezi Rehberi – Gözlem Noktaları – 1

“Geçip giden (hı hı) zamanları (hı hıııı) bir yerlerde bulsam…”

Bu noktaya gelince otomatik olarak bu şarkı kafamda çalmaya başlıyor. İlk iki günümde yüzünü göstermeyen güneş, son gün bir miktar mavilik bahşedince fotoğraflarım daha güzel gözüksün diye tekrar çıkınca çekiyorum bu fotoğrafı ve mavi bir gökyüzünün kapalı bir havadan daha güzel fotoğraflar sunduğu konusundaki fikrim bir kez daha pekişiyor. Maalesef bu on günlük Baltık gezisi boyunca güneşten yana yüzüm pek gülmüyor. İlk gün kar yağarken, günler ilerledikçe hava ısınsa da gökyüzü bir türlü mavileşmiyor.

Tallinn Gezi Rehberi 5
Tallinn Gezi Rehberi – Gözlem Noktaları – 2

Toompea bölgesinde son olarak bahsedeceğim yer ise Kiek in de Kök, burası tarih müzesinin bir parçası. Daha çok askeri tarihi, malzemeleriyle gözünüzün önüne seriyor. Aynı zamanda şehrin manzaralarını da seyretmeniz mümkün.

Biz yavaştan tarihi şehir merkezine dönmeye başlayalım. Eğer kışsa elinize “hot glögg” yazan yerlerden bir bardak sıcak şarap alıyorsunuz ve aşağı yürümeye başlıyorsunuz. Arnavut kaldırımlı sokaklarda rahat yürümeye uygun ayakkabılarla tabii.

Aşağı inip şehre girdiğiniz noktada (short leg gate tower) genellikle canlı müzik yapan birileri oluyor. (Yani ben oradayken her geçişimde vardı, dolayısıyla utanmadan genelliyorum.) Girdiğiniz caddeden (Pikk Caddesi) dümdüz ilerliyorsunuz. Eğer ilginizi çekiyorsa yol üzerinde KGB Müzesi’ni görebilirsiniz. Benzerleri tüm Baltık şehirlerinde var, en iyisi Vilnius’ta diyorlar görenler. Seçim sizin.

Yol üzerinde bir de üç birbirine benzer renkli bina dikkatinizi çekecek. Bu Üç Kız Kardeşler (Three Sisters of Tallinn). Bugün bir otel, zaten bizi daha çok dışarıdan görünümü ilgilendiriyor, fakat içerisi de oldukça iyi dizayn edilmiş.

Tallinn Gezi Rehberi 17
Tallinn Gezi Rehberi – Üç Kız Kardeşler

Yolun sonu sizi Fat Margeret‘a çıkaracak. Eski büyük Denizcilik Müzesi’yken bugün, yerini yeni müzeye bırakmış. Ufak bir parçası bugün hala burada korunuyor. Her ikisini görmek isteyecek kadar denizcilik tutkunuysanız, ikisini kapsayan biletler de mevcut.

Yavaş yavaş şehrin merkezine doğru ilerlemenin zamanı. Evlenmemiş genç adamların oluşturduğu ve adını bu grubun başındaki siyahi adamdan alan Kara Kafalar Binası ve karşısında bulunan Büyük Lonca Binası ilk önümüze çıkacak noktalar. Lonca binası bugün tarih müzesi olarak hizmet veriyor. Karşısında ise yine bir Lutheran kilisesi var. (Holy Spirit Lutheran Kilisesi). Bu kilise Tallinn’in en eskisi. İçeri giriş ücretli.

Tallinn Gezi Rehberi
Tallinn Gezi Rehberi – Holy Spirit Lutheran Kilisesi

Fotoğrafta gördüğünüz aradan geçerek ana meydana çıkıyorsunuz. Burası Town Hall Square (Raekoja Plats) diye geçiyor. Bir Avrupa tarihi şehrinden bekleyeceğiniz gibi bir meydan burası. Meydanı domine eden büyük bir “town hall” binası, açıkhavada da oturma yerleri olan kafe ve restaurantlar ve güzel binalar…

DSC09170
Tallinn Gezi Rehberi – Town Hall Square

Meydanda bir de Avrupa’nın halen işler durumdaki en eski eczanesi var. Eczanenin içerisinde eski işleyişe dair bir de müze var. Burada ilaç yapım süreçlerini ve eskiden kullanılan eczacılık malzemelerini görebiliyorsunuz. Dediğim gibi, halen eczane olarak hizmet veriyor burası, dolayısıyla içeri giriş ücretsiz ve aşina olduğumuz eczaneler gibi kokuyor.

Tallinn Gezi Rehberi 18
Tallinn Gezi Rehberi – Tarihi eczane

Eczaneden yukarı devam ettiğinizde St. Catherine Manastırı görülecek. Bu manastırın yer aldığı dar sokakta, manastır kalıntılarını görebileceksiniz.

Tallinn Gezi Rehberi 2
Tallinn Gezi Rehberi – St. Catherine Kilisesi

Aslında buraya giriş St. Peter ve St. Paul Katolik Kilisesi üzerinden yapılıyor. Sanki ait olmadığı bir yerde gibi duran bu kilise ise, Tallinn’de bulunan az sayıda Katolik kiliselerinden biri. Gerçekten mimarisiyle sanki yanlışlıkla buraya konmuş gibi duruyor. Tüm dokuya öyle uyumsuz, ama öyle olsa da bahsettiğim rahatsız edici bir uyumsuzluk değil.

Tallinn Gezi Rehberi 1
Tallinn Gezi Rehberi – St. Peter ve St. Paul Katolik Kilisesi

Tarihi merkezi yavaştan terk etmenin zamanı… Şehirden Viru Kapısı’ndan çıkarsanız, tam karşınızda bulunan Viru Oteli‘nin tarihi biraz karanlık. Sovyetler Birliği döneminde şehirde böyle bir uluslararası otelin varlığına neden izin verildiği merak konusu olmuş. Bunun basit bir açıklaması var, üst katı KGB merkezi olarak kullanılmış. Üstelik bu otel yapıldığı dönemde şehirde yabancıların kalabileceği de tek yermiş. KGB açısından tüm yabancıları tek bir noktaya toplamak mantıklı diye değerlendiriliyor. Otele girip orayı gezebiliyorsunuz.

Tallinn Gezi Rehberi 22
Tallinn Gezi Rehberi – Hotel Viru (KGB Müzesi)

Şimdi yakın olduğumuz nokta ise Opera… Operanın tam karşısında bulunan bölüm ise Musimyagi olarak geçiyor. Öpüşen çift heykeli var ve burada sevgilinizle öpüşürseniz aşkınızın uzun ömürlü olacağına inanılıyor.

Tallinn Gezi Rehberi 23
Tallinn Gezi Rehberi – Musimyagi ve Opera

Yakınlarda bir noktada bir de Tallinn’in refah düzeyi daha yüksek bölgesi Rottermann bulunuyor. Mutlaka görmeniz gereken bir yer değil, ama burada bulunan ahşap kilise gayet güzel. Üst düzey marka mağazaları ve yüksek binalar arasında dolaşmak da sizi mutlu edecekse bir uğrayabilirsiniz.

Şimdi biraz farklı noktalara uzanmanın zamanı.

Telliskivi Yaratıcı Şehir (Telliskivi Loomelinnak) benim Tallinn’de en sevdiğim bölge oldu.

Tallinn Gezi Rehberi 9
Tallinn Gezi Rehberi – Telliskivi Loomelinnak

Bir zamanlar Baltık Demiryolları’nın hangar binaları olan binalar bugün sanat galerilerine, kafelere, alışveriş merkezlerine dönüştürülmüş. Muhteşem sokak sanatı örnekleri var. Gerçekten çok güzel kafeler ve yeni dalga kahveciler de ortama hakim olmuşlar. Tren istasyonunun hemen arkasındaki pazar yerini de dolaşarak buraya ulaşabilirsiniz. Cumartesi günleri ise burada bir bit pazarı kuruluyor. Yaz aylarında açık kısımları da canlıyken eminim çok güzel oluyordur.

IMG_6414
Tallinn Gezi Rehberi – Teleskivi Bit Pazarı

Ben bazen gezerken kendimi o şehirlerde yaşıyormuş gibi hayal ederim. Muhtemelen Tallinn’de yaşıyor olsaydım sık sık geleceğim bir yer olacaktı burası.

Tallinn Gezi Rehberi 10
Tallinn Gezi Rehberi – Telliskivi Loomelinnak

Buradan çıkıp liman kısımlarına yürümenin zamanı. Yürürken geçeceğiniz mahalleler gerçekten çok güzel. Ahşap ve az katlı evler… Aynı zamanda kendinizi en çok kuzeydeymiş gibi hissedeceğiniz yer de burası bence. Bu mahallelerde gelir düzeyi daha yüksek insanlar oturuyormuş. Evler gerçekten bakımlı ve güzel gözüküyorlar.

Tallinn Gezi Rehberi 11
Tallinn Gezi Rehberi

Yolun sonu ise bizi Lennusaadam Seaplane Harbour‘a çıkaracak. Bu büyük bir denizcilik müzesi, ama denizciliğe çok büyük bir ilginiz olmasa da gezmekten zevk almanız garanti. Aslında adından da anlayacağınız gibi, eski bir deniz uçağı hangarı burası. Özellikle İkinci Dünya Savaşı’nda bu amaçla kullanılmış ve epey bir süre atıl kaldıktan sonra 2012’de müzeye dönüştürülmüş. Giriş 14 Euro (ya da öğrenci 7 Euro). Bu hangarın müzeye dönüştürülme sürecini de sanal gerçeklik gözlükleriyle görebiliyorsunuz. Müze biletiyle aynı zamanda bir buz kırma gemisini ve savaş gemilerini de gezebiliyorsunuz.

Tallinn Gezi Rehberi 12
Tallinn Gezi Rehberi – Lennusaadam Seaplane Harbour

Müzenin yan tarafında hemen hemen tüm yazılarda Tallinn’in en ürkünç ve etkileyici yerlerinden biri olarak geçen Patarei bulunuyor. Aslında savunma amaçlı yapılan bu yapı, Estonya’nın ilk bağımsızlığı sonrasında hapishaneye dönüştürülüyor. Nazi işgali döneminde burada 250 Fransız Yahudi öldürülüyor ve sonrasında da birçok idama sahne oluyor. Son idam 1991 yılında, Sovyet döneminde gerçekleşiyor, 2002’ye kadar burası hapishane olarak kullanılıyor. Sonrasında sanat projelerinin, sokak sanatı örneklerinin ve birçok başka projenin hayata geçirildiği bir yer haline geliyor, zamanla dejenere oluyor ve burada olanların anısına ihanet edilecek düzeye erişiliyor. Öyle ki deyim yerindeyse insanlar acıların üzerini çiğneyerek geçiyor ve burası ziyarete kapatılıyor. Çok yakın bir tarihe kadar açık olsa da, güncel durum böyle.

Tallinn Gezi Rehberi 29
Tallinn Gezi Rehberi – Patarei
Tallinn Gezi Rehberi 28
Tallinn Gezi Rehberi – Patarei 

Patarei’den bugün Helsinki ve Stockholm gemilerinin kalktığı yöne doğru bakarsanız eğer büyük bir bina göreceksiniz. Burası kültür sanat ve spor etkinliklerinin düzenlenmesi için Sovyetler Birliği döneminde ve 1980 Moskova Olimpiyatları için yapılan Linnahaal, bugün düzenleme sebebiyle kapalı. Yine de çatılarında gezip, güzel manzaralar görebilirsiniz. Bu olimpiyatların bir ayağı Tallinn’de düzenlenmiş.

Sovyetler Birliği döneminden kalma yapılardan bahsederken, biraz şehrin ilgisiz bir noktasına uzanacağız, ama iki bina birbirine bağlı. Sovyetler Birliği’nden kalma ve bugün işlevsel olan (ya da düzenleme sonucu olacak) iki büyük bina var Tallinn’de. Birinden bahsettik. Diğeri ise Estonya Ulusal Kütüphanesi (Eesti Rahvusraamatukogu).  Bu binanın da yapımına 1985 yılında başlanmış, fakat ancak 1993’te bitirilebilmiş. Halen kütüphane olarak kullanılıyor.

Tallinn Gezi Rehberi 25
Tallinn Gezi Rehberi – Estonya Ulusal Kütüphanesi 

Şimdi yine gezi rotamıza geri dönelim. Kadriorg bölgesi bizi bekliyor.

Kadriorg Parkı gerçekten şehrin merkezine çok yakın, çok güzel bir park. Sonbahar renkleri özellikle bu ülkelerde gerçekten sanki daha bir sarı ve daha güzel. Parkın içinde ve çevresinde üç tane çok önemli müze var.

Bunlardan biri Kadriorg Sarayı (Kadriorg Sanat Müzesi), aslında kısa bir süre için saray olarak kullanılmış. Benzerlerini Almanya’da da gördüğüm, çok güzel bir bina.

Tallinn Gezi Rehberi 13
Tallinn Gezi Rehberi – Kadriorg Sarayı 

Bir diğeri Mikkel Müzesi ve en nihayet bir diğer sanat müzesi olan Kumu. Şimdi Kumu’ya özellikle eğileceğim. Ülkenin en büyük sanat müzesi ve benim bugüne kadar gördüğüm en iyi sanat müzelerinden birisi. 2006 yılında doğrudan müze binası olarak yapılmış.

Tallinn Gezi Rehberi 15
Tallinn Gezi Rehberi – Kumu Sanat Müzesi 

Kalıcı serginin yanı sıra, geçici sergiler de düzenleniyor. Dönem dönem Estonya Sanatı’nın gösterdiği gelişmeyi görme imkanı yakalıyorsunuz. Özellikle Sovyetler Birliği ve İkinci Dünya Savaşı döneminde sanat anlayışının nasıl da çarpıcı bir şekilde değiştiğini görmek ve çevrede olup bitenlerden insanların haberdar olmasını amaçlayan hiper-gerçekçilik akımıyla yapılmış resimleri izlemek etkileyici. Zaman zaman fotoğrafa bakıyormuş hissi yaşıyorsunuz. Benim için tek soru işareti fok avcılığının kutsanması, yasaklanmasının eleştirilmesi ve bir kültür olarak değerlendirilip, devamının istenmesi… Hem bu müzede, ama daha net bir şekilde Lennusaadam’da bu olayı görüyorsunuz. Müzeye giriş 8 Euro, öğrenci 6 Euro. Yukarıda bahsettiğim üç müzeye birden girmek isterseniz ise 12 Euro’luk kombine bilet alabiliyorsunuz. Müze bileti yerine size yuvarlak bir etiket veriyorlar ve bu etiketi görünür bir yere yapıştırarak müzeyi gezebiliyorsunuz.

Tallinn Gezi Rehberi 14
Tallinn Gezi Rehberi – Kumu Sanat Müzesi 

Aslında müzeden otobüsle ya da hava durumuna bağlı olarak yürüyerek Maarjamae Sarayı ve Maarjamae Savaş Anıtı‘na gidebilirsiniz. Ben çok az bir mesafe kalmışken yağmurun ve rüzgarın şiddetini arttırması ve yürüyüş yolunun deniz kenarında olması sebebiyle geri dönmek zorunda kaldım. Otobüs çok yakına gitmediği için bulunduğum noktada çok da bir faydası da olmayacaktı.

Yol üzerinde Tallinn Song Festival Alanı‘nı görme fırsatı yakaladım. 1988 yılında 300.000 insan burada bağımsızlık talebinde bulunmuş, bu tarihe “şarkı devrimi” olarak geçmiş. Bağımsızlıktan 1 sene önce, 1991’de 500.000’e yakın insan festival alanında toplanmış ve 50 yıl sonra ilk kez Estonya bayrağı altında şarkı söylemişler. Michael Jackson’dan Madonna’ya dünya müziğinin önemli insanları burada konser vermiş. Hala her yaz büyük kalabalıklara ev sahipliği yapan bir alan burası.

Tallinn Gezi Rehberi 16
Tallinn Gezi Rehberi – Tallinn Song Festival Alanı 

Tallinn’e yazın güzel havalarda gittiğinizde Estonya Açık Hava Müzesi’nde Estonya kırsal yaşamını görebilir ya da yakın civardaki plajlarda (bunun için gerçekten epey bir şansınızın olması lazım sanırım) yüzebilirsiniz.

Tallinn Yeme – İçme

Öncelikle yeme – içme konusunda Estonya Mutfağı’nı iyi bir yerde deneyimlemek isterseniz bir ucuzluktan bahsetmek maalesef mümkün değil. Belli başlı noktalarda bu olabiliyor, fakat genel olarak -özellikle de TL’ye çevirirseniz- çok ucuz yemekler değiller. Bu bilgi ışığında mekan önerilerine geçiyorum.

III Draakon (Tarihi Şehir Merkezi) 

“Town Hall” binasının hemen altında, bir mahzen görünümünde küçük, self-servis bir mekan burası. İşte Eston mutfağını ucuz bir şekilde kısmen deneyebileceğiniz bir yer. Öğlenleri de yemek yükünüzü ucuz bir şekilde alıp, karnınızı doyurabileceğiniz, tam da merkezde yer alan bir nokta. Sitesinde fiyatlara bakınca “bu gerçek mi acaba?” diye merak etmiştim, çünkü genel ortama hiç uymuyordu, ama gerçekmiş. 🙂 Geyik etli çorba 2.5 Euro, yanına alacağınız mantarlı, sebzeli ya da etli hamur işi çörekler ise 1.5 Euro. Görevliye 1 Euro bahşiş ise zorunlu. 🙂 (Kendisi konuya -hesap 4 Euro, bana bir de 1 Euro veriyorsun ve sana bir gülümseme veriyorum şeklinde yaklaştı bende örneğin. Bu kurallar duvarda da yazıyor, görevli her zaman haklıdır da kurallardan biri. Unutmayın ortaçağdasınız.)

IMG_6373
Tallinn Gezi Rehberi – III Draakon

Olde Hansa Restaurant (Tarihi Şehir Merkezi) 

Bu restauranttan bahsetmediğim bir Tallinn yazısı eksik olacaktı. Hangi turistle konuşsam “Olde Hansa’ya git” şeklinde olaya yaklaştı, ama hangi Estonyalı ile konuşsam “ben olsam gitmezdim” dedi. Ben onları dinledim. Fiyatlar epey yüksek, uygulamaları görünce de buranın bir nevi turist tuzağı olduğu izlenimine kapıldım. Ortaçağ restaurantı olarak geçiyor, ortaçağ’da olduğu için internet yok, fiyatlar yüksek ve tariflerin orijinal ortaçağ tarifleri olduğu iddia ediliyor. Çalışanlar o dönem kıyafetleriyle servis yapıyorlar. Buraya gidiyorsanız bir porsiyon yemek ve içkiye 30-35 Euro arası vermeyi göze alarak gidin. Çorba ve tatlıyı eklemedim bile.

Rataskaevu 16 (Tarihi Şehir Merkezi) 

Olde Hansa’ya alternatif olarak buraya gitmeyi tercih ettim. Olde Hansa ile benzer bir hesap verip, daha çok şey yedim. Restaurantın adı, aynı zamanda adresi. Estonya mutfağına modern dokunuşlar yapmışlar. (Gurme gibi konuşurum.) Geyik eti, yanına hispanik şarabı ve en sonunda da harika bir cheesecake yedim ve 31 Euro hesap ödedim. Bu bölgede oturduğunuz her yerde öncelikle önünüze tereyağ ve ekmek geliyor. Tereyağlar gerçekten çok güzel, ekmekler ise hemen hemen tüm Avrupa’da olduğu gibi harika. (Acı bir gerçekten söz etmek gerekirse Avrupa’nın birçok yerinde ekmek bizim ülkemizden daha güzel.)

IMG_6404
Tallinn Gezi Rehberi – Rataskaevu 16

Gourmet Coffee & Bar (Kadriorg)

Kadriorg’da gezmeye başlamadan önce kahvaltı yapabileceğiniz ya da gezdikten sonra bir kahve içimlik oturabileceğiniz, küçük sıcak bir kafe burası. Ben gezmeye başlamadan önce kahvaltıya geldim. Pastırma ve mantarlı buğday ve yanına da greyfurt çayı içiyorum. Ödediğim hesap ise 10 Euro.

IMG_6419
Tallinn Gezi Rehberi – Gourmet Coffee

Vanaema Juures (Tarihi Şehir Merkezi) 

Bu restaurantın adının anlamı “büyükannemin tarifleri” anlamına geliyor. Türkiye’de böyle bir yerden bekleyebileceğiniz gibi daha sulu yemeklerden oluşan bir menüsü var. Geleneksel Estonya yemeklerini tatmak için iyi bir yer. Ben füme etli çorba içiyorum, geyik güveç ve yanına yerel bir bira olan Saku tercih ediyorum. Yemek sonrası ise kamavaht adı verilen bir Eston tatlısı yiyorum. Ödediğim hesap ise 29.5 Euro.

Boheem (Teleskivi) 

Tren garı ve Teleskivi arasında bir noktada yer alan küçük bir mekan burası. Riga’ya geçeceğim zaman, kalan yerleri de bitirebilmek adına vakit kaybetmemek için burada yemek yemeyi tercih ettim. Tavuklu mantarlı makarna ve kırmızı şarap tercih ediyorum. Ödediğim hesap ise 11.5 Euro.

IMG_6535
Tallinn Gezi Rehberi – Boheem

Genel Bilgiler 

  • Tallinn’de çeşme suyu içilebiliyor. Ben yine de tedirgin oldum ve su almayı tercih ettim. Şehrin hemen hemen her yerinde görebileceğiniz Rimi marketler gerçekten ucuz ve ürün çeşitleri bol. Fat Margaret’a yakın bir noktada epey büyük bir versiyonu bulunuyor. Buradan su da alabilirsiniz. 1.5 litrelik sular dahi 45-50 cent gibi fiyata bulunabiliyor.
  • Tallinn genel olarak Baltıklar’ın en pahalı şehri. İlk buraya indiyseniz bir noktada panikleyebilirsiniz. Fakat Litvanya’ya doğru indikçe hayat ucuzlayacak. İlk Litvanya’dan başladıysanız ise ucuzluğa kapılıp harcamalarınızı abartmayın, Estonya’da ihtiyacınız olacak.
  • Estonya’nın ünlü çikolata markası Kalev’i her yerde göreceksiniz. Güzel bir çikolata. Tren istasyonunun arkasındaki pazar yerinde bir de mağazası var. Değişik çikolataları gerçekten uygun fiyatlara alabilirsiniz.
  • Baltık ülkelerinde genel olarak asgari ücret düşük. Buna rağmen Tallinn’de o hissi çok yaşamıyorsunuz. Genel olarak refah seviyesi düşük bir görünüm yok. Sokaklarında dilenci görmediğim tek şehir Tallinn gibiydi.
  • Estonya, Sovyetler Birliği döneminde dahi teknoloji üssü olarak kullanılmış. Bu durum bugün de devam ediyor. Öyle ki Skype Estonya’da bulunmuş. Dolayısıyla şehrin her yerinde wi-fi rahatlıkla bulunabiliyor. Uber gibi girişimler de çoktan burada yerlerini almış durumda.
  • Dindarlık sıfıra yakın. Hatta bir kartpostalda Eston olmanın şartlarından biri “herhangi bir dine inanmamak” şeklinde belirtilmiş.

Tüm bunların yanında bir itirafta bulunayım. Baltıklar’daki tüm şehirler arasında Tallinn bir gün geri dönüp, yeniden sokaklarında dolaşmak istediğim tek şehir oldu. Diğer şehirler kötü olduğundan değil, hepsi güzeller, ama Talinn çok güzel.

Tallinn Gezi Rehberi 7
Tallinn Gezi Rehberi 

2 comments

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.