Okuduklarım (10)

Herkese merhaba,

Yine arayı epey açtım, birkaç kez niyetlendim, ama başına oturduktan sonra aynı hevesle yazamayınca vazgeçtim. Şimdi bakalım olacak mı? 🙂
Üzerine bir şey söylemek istediğim kitapları yine goodreads puanları ile paylaşıyorum.
Dünyanın En Güzel Arabistanı – Turgut Uyar (YKY) – 4.62 
 
İki mail arası epey şiir kitabı da okumuşum. Turgut Uyar benim en sevdiğim şairlerden biridir, bu kitaptan uyarlanan tiyatro oyununa gidiyor olmamız sebebiyle tekrar okudum. Oyun çok (ama çok!) kötüydü, fakat kitap bir o kadar da güzel. Hele bir de “Geyikli Gece” diye bir şiir var ki, açıp okumanızı mutlaka öneriyorum. “Geyikli geceyi mutlaka bilmelisiniz” ne de olsa… 🙂
“bütün ağaçlarla uyuşmuşum / kalabalık ha olmuş, ha olmamış / sokaklarda yitirmiş, cebimde bulmuşum / ama ağaçlar şöyleymiş / ama sokaklar böyleymiş…” 
 
Kar – Orhan Pamuk (YKY) – 3.56 
 
Orhan Pamuk’un açıkçası dilini sevmiştim daha önce okuduğum kitaplarında, bu kitabı da merak ediyordum, “en politik kitabı” diye geçtiği için. Kuşkusuz aynı politik çizgide değiliz Orhan Pamuk’la. Bu kitapta da öyle değiliz… Fakat kitabın anlatımı gerçekten akıcı, bir şekilde hızla okunuyor. Yine de olay şu ki, “politik” diye nitelenen olaylar Kars’ta bir darbe olması, yolların kardan dolayı kapalı olması ve darbeye kimsenin müdahale edememesi… Bu esnada şehirde olan biten ise o kadar “kör gözüm parmağına mesaj kaygılı” ve karakterler o kadar köşeli ki, her şey çok net karakterlerin kişiliklerinde. En az sevdiğim kitabı oldu Kar…
Elsa’nın Gözleri – Louis Aragon (Islık Yayınları) – 4.06 
 
Çok uyak, daha çok uyak, çok çok uyak, aşırı uyak, bir süre sonra uyak olmaz dedik, daha da çok uyak, önünü alamadık… İşin geyiği bir yana, bu kitap bence çeviriye kurban gitmiş durumda. Bitirmeye bile tahammül edemedim. Yabancı dilden çevrilen bir şiir kitabında, tüm şiirlerde üstelik, neden bu kadar yoğun bir uyak kaygısı güdülür, ısrarla uyaklı yazılır anlayamadım. Belki benim bilmediğim bir sebebi vardı, işin olması gereken hali budur, ama ben zaten uyaklı şiir sevmem, yabancı bir şairi Türkçe’de bu kadar uyaklı okumaya katlanabilmem mümkün değildi. Bunu bu sebeple yazdım bu mail’de, puanı da herhalde şairin adına saygıdan öyle…
Ne Mutsuz Yunan’ım Diyen – Nikos Dimu (ISTOS) – yeterli puan yok 
Bu kitap Yunanistan’da çok ünlüymüş, Yunan olmanın trajedisi diye de geçiyor. Ana fikir olarak Yunanlar’ın aslında tarihlerinin altında ezildiğini ve bunun acısını çektiklerini, hiçbir şeyin onlara yeterli gelmediğini ve aslında mutlu olmadıklarını anlatıyor. Bazı tespitler Türk toplumuna da uyuyor. Bir nevi aforizmalar kitabı. Ben yer yer kahkaha atarak okudum.
Olmayan Kuşlar Ansiklopedisi – Ece Temelkuran (karakarga) – 3.67 
Ece Temelkuran’ın kalemini özlemişim. Gazete yazıları da yazmıyor çok uzun zamandır. Dolayısıyla ancak kitaplarından okuyabiliyoruz. Bu kitabında ülkenin gündemine uygun olarak, Türkiye’de görebileceğimiz bazı tiplere de göndermeler yapan hayali kuşları ve onların özelliklerini anlatıyor. Bazı kuşların kimleri anlattığı çok bariz ortada. Bazen “keşke gerçekten böyle kuş olsa” diyorsunuz, gerçekten yarattığı türlere çok güzel özellikler yüklemiş. Hatta uydurma türler olduklarını unutmanız bile mümkün.
Ne Kavgam Bitti Ne Sevdam – Aysel Gürel (Tekin Yayınevi) – 4.50 
Aysel Gürel, Türkiye’de pop müziğin en büyük “şairlerinden” biri. Bir tek Ünzile bile yeter bunu söylemek için, ki elimizde daha Sen Ağlama’dan, Firuze’ye, Yolun Başı’ndan, Gözlerin Su Yeşili’ne tonlarca söz var. Aysel Gürel’in arkasında bir sandık dolusu yayınlanmamış şarkı sözü bıraktığı da sır değil, ki yaşadığı evin duvarlarından, gazete kağıtlarından bile sözler çıkarıldı ortaya sonradan. Bu kitap işte o yayınlanmamış şarkı sözlerinin ilk cildi. Okudukça kaybımızın ne büyük olduğu anlaşılıyor.
Göze Göz Dişe Diş Diyen Kız – David Lagercrantz (Pegasus) – 3.76 
Millenium diye bilinen, Ejderha Dövmeli Kız serisinin çıkan son kitabı. Aslında orijinal serinin yazarı Steig Larsson hayatını seriyi bitiremeden kaybetti, yeni yazar ise görevini gayet iyi yapıyor. Larsson’un kitaplarında olduğu kadar hızlı ilerlemiyor olaylar, ama değindiği konular yine güzel. Bu kez biraz daha kurgusal bir konuya girmiş olsa da… İkizler üzerinde, onları ayırarak, özel bir test yapan bir şebeke var kitabın başrolünde. Kitap boyunca birbirlerini tesadüfen bulan ikizler ve hapisteki Lisbeth üzerinden Millenium dergisi yine başarılı bir dosya konusu hazırlıyor.
İyi Kalpli Erendira – Gabriel Garcia Marquez (Can Yayınları) – 3.89 
Bu kitap için Yüzyıllık Yalnızlık’ın ilk izleri deniyor. Bu kez bir öykü kitabı. Kitaba adını veren öykü şahane. Marquez için bir şey söylememe gerek yok zaten, kitap yine “büyülü gerçeklik…” bir içerikte. 🙂 Günlük hayatımızda hiç olmaması gereken olaylar oluyor ve bunlar o kadar normal anlatılıyor ki, size de okurken normal geliyor. Kitaba adını veren öyküde ise büyükannesi ile yaşayan Erendira’nın odasındaki mum bir gece o uyurken düşüyor ve ev yanıyor. Büyükannesi büyük bir şefkatle “ah zavallı kızım… Bunu bana ödemek için bütün bir ömrünü harcaman gerekecek” diyor ve torununu erkeklere satmaya başlıyor. Marquez hala okumadıysanız bence şimdi zamanıdır. 🙂
Uzaklıklar, Eski Denizler – Fernando Pessoa (Can Yayınları) – 4.17 
Bu kitap da maalesef gerçekleşememiş bir seyahatten bana kaldı. Portekizli yazar-şair, ki kitabı almamın sebebi de buydu zaten. Umduğumdan çok daha fazla sevdim şiirleri. O yüzden bu kitapla bitiriyor ve bu mail’de yazdığım kitaplar arasında en sevdiğim olarak ilan ediyorum kendisini. 🙂
“ah gidebilmek, nasıl olursa, nereye olursa! / gidebilmek o açık denizlere, dalgalar tehlikeler içinden / yol almak açıklara, başka yerlere, Soyut Uzaklığa / belirsizlik içinde, gizemli gecelerin karanlığında / rüzgara, kasırgaya kapılmış bir toz zerresi gibi sürüklenircesine…” 
Görüşmek üzere,
Cihan
Öneri üzerine başladığım bu yazılara, istikrarlı bir şekilde devam edebilmeyi umuyorum. Gezi blogu olmasını hedeflediğim bir blogda bu tarz bir içerik olup olmayacağını düşündüm, fakat kitaplar da bizim yol arkadaşlarımız, bu “mektup/e-posta” şeklinde yazılmış yazıları, hiç dokunmadan, gönderdiğim haliyle burada da paylaşıyorum. 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.