7 Günde Gürcistan

Türkiye’nin kuzeydoğu komşusu Gürcistan, nedense tüm avantajlarına rağmen Türk gezginler arasında popüler bir rota olmayı başaramadı Avrupa’nın önüne geçip de. Batum’un Karadeniz turlarına katılması sayesinde “en çok ziyaret edilen ülkelerden biri” olarak istatistiklere yansısa da ülkenin geri kalanı için aynı şeyi söylemek mümkün değil. Oysa pasaporta bile ihtiyacınız olmadan gidebildiğiniz Gürcistan’ın başkenti Tiflis’e, İstanbul’dan gün içerisinde birçok uçuş düzenleniyor ve bu uçuşlar iki saatten bile az sürüyor.

Tek tek Gürcistan yazılarının yanı sıra, bir de derli toplu bir özet çıkarmaya karar verdim bu sebeple.

Nüfusu 4 milyondan az, küçük bir ülke Gürcistan. Bu küçüklüğü yetmezmiş gibi, bugün halen iki bölgesi Rusya işgali altında. 2000’li yıllarda işgal edilen bu bölgelerde yaşayan Gürcüler, işgal sonrası ülkenin diğer şehirlerine göç etmeye başlamışlar ve devlet de onlara o bölgelerde ev vermiş. Tüm bunların yanında Gürcistan, AB ile ilişkileri ilerletiyor. Sanki AB üyesi bir ülkede dolaşıyormuşsunuz gibi tüm hükümet binalarında, meydanlarda ve turistik bazı noktalarda Gürcistan bayrağının yanı sıra AB bayrağının da dalgalandığını görüyorsunuz. Nitekim Gürcistan vatandaşları, 2017’de AB ülkelerine vizesiz gidiş hakkı da elde ettiler.

Gürcistan’ın başkenti Tiflis’e gitmeden önce birçok yazıda tek günde gezilebilecek bir şehir olduğunu okudum, bu düpedüz haksızlık, Tiflis kesinlikle tek günden fazlasını hak eden ve görmeye değer bir şehir. Şehir aslında gezginler için temel olarak dört bölgeye ayrılıyor diyebiliriz. Tarihi şehir merkezi bunlardan ilki… Eğer Özgürlük Meydanı üzerinden geliyorsanız, bu bölgeye girdiğinizde ilk karşınıza çıkacak bina bir tiyatro binası olacak: Gabriadze Kukla Tiyatrosu… Burada oyun izlemek isterseniz eğer, Tiflis’e gitmeden önce biletinizi almanızda yarar var. Tiyatro binasının yanında bulunan saat kulesi ise, Gabriadze’nin şehre 2000’li yıllardan bir hediyesi. Bu bölgenin sokaklarına girip, rastgele dolaşmak da yapılacak en güzel şeylerden biri… Gözle görülür ana bölgelerden uzaklaşınca, bakımlı binaların yerini olduğu haliyle kalmış binalar alacak. Böylece bu eski evleri, iyice eski halleriyle görme şansınız olacak. Tiyatro binasının hemen orada, aynı zamanda Tiflis’in halen faaliyette olan en eski kilisesi yer alıyor.

DSC02158
Gabriadze Tiyatrosu

Nehrin kıyısına gittiğinizde ise, Barış Köprüsü’nü göreceksiniz. Yapıldığı dönemde şehrin ve bölgenin dokusuna aykırı olduğu eleştirileri ile karşılaşan bu köprü, Gürcüler tarafından epey sahiplenilmiş durumda, eleştirilerde söylendiği kadar kötü durduğu da söylenemez. Eski ve yeni arasında bir köprü vazifesi görüyor bile diyebiliriz aslında, nitekim köprünün ayaklarından biri, her ne kadar eski bir mahallenin yamacında kurulu olsa da, yeni ve Avrupa’daki benzerlerinden geri kalmayan bir parka açılıyor.

Bu parkı teleferik yönüne doğru yürüdüğünüzde ise Metekhi Köprüsü, kilisesi ve devamında Meodani’yi göreceksiniz. Evet, aşina olduğumuz gibi, “meydani” şeklinde okunuyor bu isim. Renkli evleri ve Arnavut kaldırımı yollarıyla çok güzel bir bölge burası… Narikala Kalesi’nin eteklerine kurulu. Sülfür banyoları ve Tiflis’in camisi de burada bulunuyor.

DSC02245
Metekhi Kilisesi

Kalenin yanı başında ise, düşmanları için elinde kılıç, dostlar için ise bir kase şarap tutan Gürcü Ana heykeli karşılayacak siz, kalenin öbür yamacında ise Botanik Bahçeleri bulunuyor.

Kaleyi inip Metekhi Köprüsü’nden karşıya geçip, kiliseyi de gördükten sonra, kiliseden yukarı doğru devam edip ilerlediğinizde, şehrin Ermeni mahallesi Avlabari’ye gelmiş olacaksınız. Şehrin diğer göz önündeki bölgelerine göre daha harabe ve az gelişmiş bir görünümü var burasının. Geniş, Sovyet tarzı bir de meydana sahip, Avlabari Meydanı… İşte bu meydandan her iki saatte bir Erivan’a ufak minibüsler hareket ediyor.

Avlabari’den tekrar nehrin öbür yakasına dönüp de Özgürlük Meydanı’na ilerlediğinizde ise, şehrin görece yeni Rustaveli Bulvarı’na ulaşmış oluyorsunuz. Tiyatronun, opera binasının ve parlamentonun bulunduğu bu geniş cadde, aynı zamanda çok başarılı bir müze olan Gürcistan Ulusal Galerisi’ne ev sahipliği yapıyor.

DSC02794
Rustaveli Bulvarı

Her ne kadar asıl olarak bu dört bölgeden bahsetsem de Tiflis için, elbette dahası da var. Dry Bridge ismiyle bilinen köprünün üzerinde kurulan ve eski Sovyet eşyalarını bulabileceğiniz bit pazarı, şehrin en yüksek tepesinde bulunan eğlence parkı Mtatsminda Park, Avlabari’nin yanı başında bulunan, ülkenin en büyük kilisesi Sameba Katedrali ve Türk Mahallesi olarak bilinen, şehrin en şık bölgesi Marjanishvili’yi de Tiflis planlarınıza ekleyebilirsiniz.

Tiflis sizi sadece kendisiyle sınırlayacak bir şehir de değil, günübirlik gidilebilecek birçok başka şehir de var. Bunların en yakınlarından biri Mtskheta. Aslında taksilerle de çok uygun fiyatlarla gidebilirsiniz Tiflis’ten bu şehre. Örneğin, bana gidiş geliş 30 lari fiyat veren bir taksi bile oldu. Bu noktada para işlerinden bahsetmek gerek… Lari Gürcistan’ın para birimi ve bir lari’yi 1.8 Türk lirası olarak kabul edebilirsiniz (Mayıs 2018 itibariyle, TL’nin hızlı değer kaybını lütfen göz önünde bulundurup kontrol edin.) İşte bu şartlar altında, taksiyi tercih etmek her ne kadar size ucuz da gelse, siz yine de biraz daha az konforu göze alın ve özgürlüğünüzden ödün vermeyin. Gürcistan yollarının değişmez ulaşım aracı marshrutkalara binip de gidin Mtskheta’ya, sadece yarım saat sürüyor ve üstelik yalnızca 1 lari. Böylece şehirde dilediğiniz kadar vaktiniz olacak, size her an dönüş yönünde baskı hissettirecek bir taksiye mahkum kalmayacaksınız.

Mtskheta, Gürcistan’ın eski başkenti. Meydanında bulunan büyük St. Nino Kilisesi ve Mtskheta’yı yukarıdan seyredebileceğiniz Jvari Kilisesi için bile görülmeye değer. Tiflis’in yanı başında, Tiflis’ten tamamen farklı, sizde bir “cittaslow” şehrine gitmişsiniz hissi yaratacak bir yer Mtskheta. Biraz olsun acele etmeyi ve koşuşturmayı göze alabilirseniz, buradan Gori’ye de gidebilir ve dünya üzerinde Stalin’in hala kıymet gördüğü, doğduğu şehri görebilirsiniz.

DSC02727
Mtskheta

Bir diğer gün ise rota Davit Gareji, Azerbaycan’la tartışmalı sınır bölgesinde yer alan bir manastır burası. Aslında yine taksilerle 100-110 lari gibi ücretlerle gitmeniz mümkün. Bunun yanı sıra, Nisan – Ekim ayları arasında Tiflis’te Pushkin Meydanı’ndan “Gareji Line” isimli bir firmanın minibüsleri kalkıyor 25 lari’ye. Size manastırda yaklaşık 3 saat zaman veriyor ve bu da kesinlikle yeterli… Davit Gareji’de Lavra Kilisesi yanı sıra, tam sınır bölgesinde yer alan Udabno Manastırı’nı görmenizi de tavsiye ediyorum. Lavra Kilisesi, buraya Hristiyanlığı yaymak için gelen Davit Gareji tarafından 6. Yüzyılda kurulmuş, zamanla büyüyüp manastıra dönüşmüş. Moğol akınları ile yıkılan bu manastırlar, 14. Yüzyılda tekrar yapılsa da, bu kez 16. Yüzyılda Şah Abbas’ın yıkımından kurtulamamış ve bir daha eski önemine kavuşamamış. En nihayetinde Sovyetler Birliği döneminde askerlerin eğitim sahası olarak kullanılmış. Bunun için yaklaşık 15 dakika kadar tırmandıktan sonra, sınır hattında, teknik olarak bir Azerbaycan’da girip, bir Gürcistan’a girdiğiniz bir yürüyüşe ihtiyacınız var. Bu mağara kiliseleri görmek için değiyor. Karşınıza zaman zaman Azerbaycan ve Gürcistan askerleri çıkıyor. Şunu söylemek gerekir ki, iki ülke buradaki sınırın çizimi konusunda tam bir uzlaşı halinde değiller…

DSC02857
Davit Gareji

Tiflis’ten bir başka yapabileceğiniz tur ise “Georgian Military Highway” turu, burası Sovyetler döneminde Rus mühendisler tarafından hazırlanan ve askeri araçların kullandığı bir yol olmakla birlikte, bugün bu amaçla kullanılmıyor tabii… Bu turu yapabileceğiniz birçok tur şirketi göreceksiniz, benim kişisel tavsiyem ise “Envoy Tours”, fiyatı 135 lari, diğerlerine göre biraz yüksek olmakla birlikte, fiyata atıştırmalıklar ve en nihayetinde bir de yemek dahil. Üstelik yemek, rotanın en son noktası olan Kazbegi’de bir pansiyonda yeniyor. Geleneksel Gürcistan yemek ritüeliyle hazırlanmış bir sofraya konuk oluyorsunuz. Turda geleneksel Gürcü mimarisinin önemli örneklerinden biri olan Ananuri Kalesi ve Kilisesi’ni, Gudauri Kayak Merkezi’ni, dağların inanılmaz bir özgürlük duygusu aşıladığı, bugün anlamı kalmamış Gürcistan – Rusya Dostluk Anıtı’nı görerek Kazbegi’ye ulaşacaksınız. Burada Kazbegi Dağı’nın üst noktalarında bir kilise var, işte bu kiliseye ulaşım için kendinize güveniyorsanız yürüyüşü, yoksa araba ile ulaşımı seçin. Zira, her ne kadar açıklamasında “kolay” dense de, alışık olmayanlar için epey dik bir tırmanış sizi bekliyor olacak.

DSC02620
Kazbegi

Ve tabii ki bu ülkeye kadar gelmişken, ülkenin en gurur duyduğu alandan, şaraplardan bahsetmemek olmaz. Gürcistan’ın şarap bölgesi Kakheti Tiflis’e sadece bir saati biraz aşkın uzaklıkta. Bölgede birçok şarap firması, tadım turları düzenliyor, üstelik çok uygun fiyatlarla. Tatlı ve yarı tatlı şarapların yanı sıra, “qvevri” denen “doğal” yöntemlerle hazırlanan şaraplar da tadabiliyorsunuz. Bunu yine Tiflis’ten günübirlik yapabilecek olsanız da, eğer bu bölgede konaklamak da isterseniz, İtalyan kasabalarını andıran Signagi’yi bunun için tercih edebilirsiniz. Signagi, sakin ve huzurlu havasıyla bir akşam geçirmek isteyebileceğiniz yemyeşil bir kasaba.

DSC02980
Signagi

Bu arada tüm bu turları arabayla yapsak diye düşünebilirsiniz. Gürcistan’da trafik akışı biraz fazla sert ve tehlikeli geldi bana, İstanbul trafiğine alışık olsanız dahi buradaki kuralsızlık sizi zorlayacaktır. Çok tavsiye etmiyorum o sebeple…

Gürcistan mutfağı ise, daha çok hamur işi üzerine kurulu aslında. Pide benzeri kachapuri, dev bir mantı olan khinkhali Gürcistan mutfağının temel yemekleri… Bunun dışında barbeküde pişirilmiş etler de yaygın olarak bulunabiliyor. Şarap her yerde karşınıza çıkan yaygın bir hediyelik eşya aynı zamanda ve gerçekten çok iyiler… Şehirlerde birçok şarap butiği ve hatta havaalanında sırf şarap satan ayrı bir gümrüksüz mağaza da mevcut, yine de eğer bavulunuzda yer varsa şehirden almanız daha karlı… Kindzmarauli özel tavsiyem.

Gürcüler aynı zamanda çok dindar insanlar. Her köşe başında hemen hemen bir kilise görmeniz mümkün, bu kiliselerin tütsüden kaynaklı kendilerine has ve sürekli yenilenen bir kokusu var. Belki hiçbir Avrupa ülkesinde olmadığı kadar çok ibadet eden insanla karşılaşacaksınız buradaki kiliselerde. Durumu bir de şöyle anlatayım… Yukarıda bahsettiğim büyük kilise Sameba yapılırken, halkın az sayıda görece az dindar kesiminden gelen, “ülke bu kadar fakirken, buna bu kadar para harcamaya ne gerek var?” eleştirisi, üstelik halkın kalanı tarafından susturulmuş ve o kilise, şehrin yine fakir mahallelerinden birine yapılmış. Altın rengi kubbesi bugün şehrin merkezinde, hemen her yerden görülüyor.

DSC02372
Tiflis – Sameba 

Yakın zamana kadar lari’den daha değerli olan Türk lirasının büyük değer kaybına rağmen şimdilik ucuz denilebilecek bir ülke Gürcistan. Hem de sizi beklentilerinizin üzerinde etkileyebilecek bir potansiyele sahip. Sırf Tiflis için bile bir haftasonu atlayıp uçağa gitmeye değer. Korkacağınız, çekineceğiniz hiçbir şey yok, Gürcistan sizi tüm sıcaklığıyla karşılamaya hazır.

7 Gün için Öneri 

  • 3 gün Tiflis 
  • 1 gün Mtskheta 
  • 1 gün Davit Gareji 
  • 1 gün Gürcistan Askeri Yolu 
  • 1 gün Signagi 

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.