Okuduklarım (Kış – 2017)

Herkese merhaba,

Havanın bahara dönmekte nazlandığı, ama aslında resmi olarak ilkbahar mevsimine girdiğimiz bu günlerde, bu kışın muhasebesini yapmanın zamanı geldi sanırım.
23 Mart’ı geçmemizin ardından, nihayet günler de uzamaya başlıyor artık. Bu yıl için, şu ana kadar iyi bir tempoyla gidiyorum gibi, en azından halimden memnunum. Okuduğum kitaplardan da memnunum. Başlıyorum. Bu mailden itibaren kitapların goodreads sistemi üzerindeki puanlarını da yazacağım. Puanlamalar 5 üzerinden.
Dahi Diktatör – Celal Şengör (Ka Kitap) goodreads puanı 4.30 
 
Gözde’nin Almanya’dan geldiğinde, hepimize hediye ettiği bu kitapta Celal Şengör, Atatürk’ün dehasını anlatıyor birçok örnekle, biliyor olsanız bile hayran kalıyorsunuz bir kez daha, bazı ilk kez okuyacağınız anektodlara da rastlayabilirsiniz. Bunu bir tarihçi olarak yazmıyor tabii, öyle bir iddiası da yok. Atatürk’ün yaptıklarının ne kadar büyük şeyler olduğunu ve üstelik bunu yaparken nasıl da halkı “bunu istediğine” ikna ettiğini hayranlıkla okuyacaksınız diye düşünüyorum.
Üç İstanbul – Mithat Cemal Kuntay (Oğlak Yayınları) goodreads puanı 4.30 
 
Samet’in uzun zamandır okumamı önerdiği bir kitaptı bu. Bir nevi Adnan isimli “her devrin adamı” birinin Abdülhamit döneminden başlayıp, milli mücadele dönemine kadar gelen hikayesinde, dönemin İstanbul’unu okuyoruz. Abdülhamit döneminin bugün yaşadıklarımıza paralelliklerine kahrettim okurken, sık sık Samet’e hatta, “bu kadar nasıl aynı olabilir, niye aynı şeyleri yaşıyoruz” diye de hayıflandım. Kitabın dili akıcı, kesinlikle sıkmıyor, üstelik oldukça uzun bir kitap olmasına rağmen. Bir yandan sürüp giden ilişkiler, evlilikler, makam sahibi olmanın getirdiği kalabalıklaşma ve “düşer düşmez” gelen yalnızlaşma, istibdat dönemi, sansür, jurnallemeler ve arka fonda dönemin hastalığı verem ki bir dönem yazılan kitapların, çekilen filmlerin karakterleri hep “verem olmuşlar.” Kesinlikle okumanızı öneririm.
Gerçek Hesap Bu! – Nejat İşler (Can Yayınları) goodreads puanı 3.63 
Nejat İşler’in hayatında yaşadığı bilimum olayı anlattığı bir kitap bu. Hikayeler kitabı aslında. Belli bir akışı, sıralaması yok. Bazı anlattıkları gerçekten ilginç ve eğlenceli. Bölümler arasında koyulan aforizmalar, fazlasıyla “ergen edebiyatına” göz kırpıyor. Pırtlak gibi çoğalmış “edebiyat dergilerinde” yayınlanabilecek türden öyküler her biri. Çok tatmin edici değiller, biraz “ne kadar da aykırıyım” alt metnine sahipler, biraz “ne kadar farklı şeyler yaptım ve ne kadar cesurum ki bunları şimdi anlatıyorum” altyazısı var hikayelerde. Kuşkusuz öyledir de… Fakat anlatım tarzı ve dil beni çok tatmin etmedi. Kafa dağıtmak için okunabilir.
Tuhaf Kütüphane – Haruki Murakami (Doğan Kitap) goodreads puanı 3.55 
Murakami beni ikinci kez hayalkırıklığına uğratıyor galiba. İlginç başlıyor, ilginç devam ediyor bu kısa hikaye. Heyecanlandırıyor… Bu “sembolik anlatım”, tam da bir Japon yazarın yazacağı cinsten, sakil durmuyor. Bunun yanı sıra Murakami’nin “havada kalmış” sonlarına da alıştım, o beklentiyle okuyorum. Fakat bu hikayenin sonu öyle “sıkıldım, bitsin bari” gibi, öyle bir, “bir şey de bulamadım, bunu uydurayım da yazayım” şeklinde bağlanmış ki, tüm öyküyü boşuna okumuşsunuz hissi uyandırıyor sizde.
Yol Arkadaşım – Gündüz Vassaf (Karakarga Yayınları) goodreads puanı 3.36 
Gündüz Vassaf’ın iki kitabını okudum, biri İrem’in önerisiyle Cehenneme Övgü ve bir diğeri de Mostar’a olan sevgimden dolayı Mostari, ikisini de sevmiştim. Bu kitabı ise, anlattıkları açısından “tam bana göre” diyerek aldım. Adından anlayacağınız üzere “yol öyküleri” var bu kitabın içerisinde, dünyanın çeşitli şehirlerindeki havalimanlarında geçen, buna rağmen sevemedim. Yazarın diliyle, anlatımıyla ilgisi yok bunun. Tespitler o kadar yüzeysel ve ezber ki, rahatsız ediyor, buna rağmen bunu “ilk kez kendisi keşfetmiş” gibi bir kibirle yazması, bin kez söylene söylene eskimiş bu ezberleri daha da değersizleştiriyor, kitabın kalanından da çalıyor. Hayalkırıklığı…
Harita Dışı – Alastair Bonnett (Maya Kitap) goodreads puanı 3.51 
 
“Bu kitap ne anlatıyor Cihan?”
“İşte çok bilinmeyen, bugün belki olmayan, haritalarda gözükmeyen, girilemeyen, ya da gitmesi zor olan, ya da çok basit, gözümüzün önünde olan, ama bir şekilde gizemli kalabilmiş yerleri anlatıyor…”
“Tehlikenin farkında mısınız? Bunların hepsine gitmek isteyecek…”
Ben çok cesur biri de olmamama rağmen, böyle yerlere genelde ilgi duymuşumdur. Dolayısıyla ister istemez bu kitap kısa sürede radarıma girdi, okuduktan sonra da kitapta yer alan birçok yer de rotama girdi. Kitabın içinde anlatılan her yerin “google maps koordinatları” da veriliyor. Türkiye’den de Kapadokya’nın yeraltı şehirleri listeye girmiş. Benim uzun zamandır rotamda olan Çernobil’in dışında, ilk kez duyduğum ve beni heyecanlandıran birçok yere rastladım. Kitapta belki Kıbrıs’taki Kapalı Maraş da yer alabilirmiş.
Yaban – Yakup Kadri Karaosmanoğlu (İletişim) goodreads puanı 3.81 
Bu kitap da Samet sayesinde kütüphaneme giren kitaplardan. Şöyle oldu, bir gün Halide Edip Adıvar’dan konuşurken (heep böyle konular konuşuruz, çok entelektüeliz demek istiyorum, aslında sadece Vatanım Sensin’den konuşuyorduk 🙂 ) bir hikaye anlattı bana. Bir gün Halide Edip ve Yakup Kadri karşılaşırlar, Yakup Kadri bu kitabından bahseder ve konusu Halide Edip’in ilgisini çeker. “Adı ne?” diye sorar, Yakup Kadri “Ateşten Gömlek” der. Halide Edip isimden çok etkilenir, kendi yazdığı kitabın adını Ateşten Gömlek koyuverir ve Yakup Kadri’ye de Yaban adı kalır. Savaşta gazi olmuş asker sınıfından bir aydının, Kurtuluş Savaşı döneminde, Eskişehir’in bir köyünde yaşadıklarını anlatıyor bu kitap. Kitap köylüleri ezmekle suçlanan bir kitap aynı zamanda… Zira, kitaptaki köylüler yeri geliyor Yunan işgalini destekliyor, zira Atatürk ve ordusunun kazanması halinde “dinin elden gideceği” sanrısını yaşıyorlar. Yanıbaşlarındaki savaş umurlarında değil, “padişahım çok yaşa” ezberiyle yaşamlarını sürdürüyorlar. Yunanlar arada uçaklarla buraya “dininiz bizim güvencemiz altındadır, halife bizden yanadır” anlamlı mesajlar bırakıyor, köylüler de inanıyor. Onlara gerçekleri anlatmaya çalışan bu “entelektüel askeri” ise “yabanın biri” diye ciddiye almıyor, hatta aralarında istemiyorlar. Mutlaka okumanızı önereceğim kitaplardan biri.
Lonely Planet The World – LP Kolektif Kitap (Lonely Planet) goodreads puanı 4.52
Bu kitap da Kerem’in geçen yılki doğumgünümde aldığı kitap… Bir buçuk yıl gibi bir sürede okudum, bunun sebebi kitabın sıkıcı olması değil. Yavaş okumak bir tercihti. Canım sıkkınken örneğin, açıp bir ülke okuyor, planlar yapıyordum. Ya da keyfim yerindeyken, bir bakmışım elli sayfa ilerlemişim kaptırıp da. Hiç aklımda olmayan yerleri kafama soktu bu kitap, Botswana gibi. (en çok burası kaldı aklımda galiba.) Dünyayı açlıktan, yoksulluktan, savaşlardan, düşmanlıklardan değil de, bu güzelliklerden ibaretmiş gibi görmek için iyi bir kitap. Gözünüzü çevirdiğiniz her yerde, ufak bir ada ülkesinde, bir toprak parçasında, ya da bugün savaşın hüküm sürdüğü yerlerde dahi ne zenginliklerin, güzelliklerin saklı olduğunu görmek açısından güzel bir kitap. Dünya bu kitaptaki haliyle güzel kısacası. Bir buçuk yıldır başucumdaydı, çok güzel planlar, hayaller armağan etti bana.
Merhaba Cancağızım – Ufuk Kaan Altın (Mylos Kitap) goodreads puanı yok
 
Kitabı goodreads’e ben eklediğim ve tek puanlayan da ben olduğum için, kendi puanımı yazmış olacağım ancak, 3. Yunan Adaları’nı yemek önerileri ile anlatan bir kitap bu. Fakat öyle ki, her adada ancak iki restauranta gitmiş, bir de methini duyduğu başka bir restaurantı önermiş, üstelik yazdığında yemeklerini beğenmediği restaurantlar da bölüm sonlarındaki öneri listelerine girmiş… Üstelik gittiği yerler yabancı bir memleketin adaları ve orada “rakı aramak” gibi bir alışkanlığa sahip bu yazar. Yunan adalarında bazı yerlerde gerçekten de rakı vardır, fakat bana oraya gidip rakı içmek hep anlamsız gelir. Madem başka bir memleketteyiz, o memleketin alışkanlıklarına uyum sağlayıp, onlar gibi yemek içmek isterim. Rakı arayabilirsiniz tabii, rakı bence de uzodan daha güzel, ama bir Yunanistan restaurantında da rakı yok diye hayıflanmak ve bunu bir kitap boyu defalarca yapmak neyin nesi? Alelacele bir gün kalıp, koştura koştura o restauranttan bu restauranta geçip, bu tek günden de kitap yapıp, o adalar hakkında ahkam kesmek hangi etiğe uyuyor? 3 puan verdim, o da sadece kitabı okurken içimde uyanan, “adalara gitme isteği” için… Yoksa hiçbir şekilde referans alınabilecek bir kitap değil.
Yazmak Eylemi – Ferit Edgü (Sel Yayıncılık) goodreads puanı 3.94 
 
Bu kitapta bir toplumsal olay var, anarşist bir örgütün düzenlediği ve esnafı zorladığı bir eylem, o Perşembe günü dükkanlar açılmayacak… Ve bu eylemi biz 101 farklı üslupla okuyoruz. Bir eylemcinin gözünden eylemin ne kadar haklı olduğunu okurken, bir vatandaş gözünden o eyleme nasıl bakıldığını, polisin gözünden eylemin yansımasını veya esnafın gözünden çeşitli görüşleri, kimi esnafın desteklemesini, kimisinin korkmasını… Ve hepsindeki üslup farklılıkları… Kimi zaman anlatıcı üslubu değişiyor, kimi zaman anlatan değişiyor. Heyecan verici, üstelik aynı olayı 101 kez okumaktan sıkılır mıyım diye düşünüyorsunuz, ama elinizden bile bırakamıyorsunuz. Bu mailde okumanızı mutlaka önereceğim bir diğer kitap da bu. Gerçekten doğru, yazı olanaklarının sınırsızlığını görmek için de çok heyecan verici bir kitap.
Bu mevsimlik de bu kadar. 21 Haziran sonrasında, yazı karşılarken, ilkbahar okumalarıyla görüşürüz.
Öneri üzerine başladığım bu yazılara, istikrarlı bir şekilde devam edebilmeyi umuyorum. Gezi blogu olmasını hedeflediğim bir blogda bu tarz bir içerik olup olmayacağını düşündüm, fakat kitaplar da bizim yol arkadaşlarımız, bu “mektup/e-posta” şeklinde yazılmış yazıları, hiç dokunmadan, gönderdiğim haliyle burada da paylaşıyorum. 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s